Güney Yarım Küre'nin güneyindeki kutup çevresini kapsar. Arktik Bölge'ye göre daha fazla alan kaplayan bu bölge, dünya kara sahasının yaklaşık % 10 kadarını oluşturur. Güney Yarımküre'nin Güney Kutbu civarındaki adalarla birlikte Antarktik 14 milyon km² alan kaplar. Antarktik Bölge, Antarktik Okyanusu, polar hava ile tropikal havanın karşılaştığı Antarktik Konverjans çizgisi esas alındığında ise 30 milyon km² yüzölçümüne ulaşır.

Kıtanın keşfi 16. yüzyılda başlamıştır. Kıtanın keşfi çok sayıda kaşifin canına mal olmuştur. 1911 yılında Norveçli kaşif Amundsen Güney Kutup Noktasına ulaşan ilk insan olmuştur.
Antartika bugün insanlar tarafından yerleşilmemiş bir kıtadır. Kıtada bugün ABD, Rusya, Arjantin, İngiltere ve Norveç gibi ülkelerin bilimsel ve askeri amaçlı üsleri bulunmaktadır.

Arktik Bölge'ye göre kıtaların bir uzantısı hâlinde olmayıp ayrı bir kıta durumundadır. Güney Amerika'nın en uç noktasından 950 km, Afrika'dan 3600 km ve Yeni Zelanda'dan 2200 km güneydedir.
Eski bir kıta çekirdeği olan Doğu Antarktika, Prekambriyen metamorfik ve kristalin kayalardan oluşmuştur. Bunun üzerini Üst Paleozoyik ve Alt Mesozovik'e volkanik ve tortullar kaplar. Doğu Antarktika'da uzanan Transantlantik dağları 4530 m'ye yükselir. Batı Antarktika küçük ve fakat çok arızalıdır; yüksekliği 5000 m yi aşan (5140 m) zirveler bulunur.
Bu kıtadaki buzul tabakasının ortalama kalınlığı 2000 m'dir. Bu buzul kütlesi, dünyadaki tatlı su rezervinin % 68'ini oluşturur. Buzulların bir bölümü hareket halindedir. Şubat-Aralık ayları arasında okyanus üzerinde kalın buzullar oluşur. Eylülde 8 milyon km² kaplayan buzul, yaz döneminde kısmen eriyerek 3 milyon km²'ye düşer.

Antarktika en soğuk kıtadır, Nisan-Eylül arasındaki ortalama sıcaklık -65°C, Aralık-Şubat arasında ise -30°C'dir. Yüzeyde sıcaklık, havadan daha düşüktür. Kıtanın kenarından iç kısmına doğru bazen saatte hızı 300 km'yi aşan şiddetli rüzgârlar meydana gelir.
Antartika'nın iç kesimleri dünyanın en büyük soğuk çöl sahası olup yıllık ortalama yağış 50 mm'dir. Kıyılara doğru yağış miktarı artar ve soğuk okyanusal iklim etkili olur. Atlantik kıtasının kuzey kesimlerinde özellikle Güney Okyanus'ta su sıcaklığı yazın 10°C'nin altındadır. Burada 40-60 derece güney paralelleri arasında şiddetli siklonik fırtınalar meydana gelir.

Antarktika Bölgesi'nin karasal ekosistemi, canlı ortamı yönünden fakirdir. Buna karşılık denizel ekosistem zengindir. Antarktika'nın kenarındaki adalar, endemik bitkilerin vatanı durumunda olup birkaç tür damarlı ve ilkel bitkiler bulunur. Kemiksiz fauna çok azdır, kıyı kesiminde çok sayıda penguen, ayı balığı ve kuşlar yaşar.

Antaktik sahillerinde olgun olmayan topraklarda liken, yosun ve ciğerotundan oluşan seyrek bir bitki örtüsü yer alır. Buzullaşmanın olmadığı kenar kesimlerde kayaların altında böcekler yaşar.
Güney Okyanus ile Antarktika arasındaki denizlerde hayat çok zengin ve okyanuslara göre çok farklıdır. Burada çok zengin kabuklu hayvanlar, denizanası ve balıklar yaşar. Güney Okyanusun toplam biyomasının % 60 kadarını bu bölgedeki denizler sağlar.
Antarktika'da son derece zengin ve diğer okyanuslardan farklı olan pelajik denizel ekosistem buzla kaplı denizlerdedir. Burada güneş enerjisi ile organik maddeyi sentez eden tek hücreli algler, bol miktarda denizel canlıların besin kaynağını oluşturur. Bu algler, et yiyici küçük planktonlar tarafından yenir.
Et yiyen planktonlar, alt Antarktik kuşakta çok yaygındır; buralarda ot yiyen planktonlar da yaşar. Her yaz tropikal denizlerden polar denizlere doğru yiyecek bulmak için göç eden balinalar, burada beslenerek ağırlıkları % 60 oranında artar. Diğer denizel türlerin (Huşlar, balık, denizayısı ve çok değişik türde balinalar) beslenmesinde Antarktika bölgesindeki denizlerin önemli payı vardır.
Antarktik bölgenin sahillerinde sayılan 240 milyonu aşan kuşlar, en az yarım milyon ton biyomas oluşturur. Burada 20 milyondan fazla çeşitli penguen türleri yaşar. Antarktik ve Alt-Antarktik'te altı tür deniz ayısı bulunur.